OSMANLI’NIN ASKERLERİ;YENİÇERİLER

Kuruluş

Rivayete göre Orhan Gazi devşirme çocuklardan kurulu bir ordu kurduğu zaman Hacı Bektaş dergahına gelip yeni kuracağı yeniçeri ocağı için dua istemiştir. Dergahı ziyaret eden Orhan Gazi, orada bulunan pire, “Pir hazretleri, yeni kurduğum ocak için sizden hayır duası almaya geldim” diyerek, duasını istemiş Hacı Bektaş’taki pir de elini çocuklardan birinin başına koyarak: “Bunların adı yeniçeri (yeni asker) olsun diyerek Cenabı Hak yüreklerini ak, pazularını kuvvetli, kılıçlarını keskin, oklarını tehlikeli, kendilerini daima galip buyursun diye dua eder. O yüzden yeniçeri ocaklarına Ocak-ı Bektaş-î-yân , kendilerine Taifei Bektaş-î-yânGüruh BektaşiyeZümre-i Bektaşiye gibi isimler vermişlerdir. Ancak erken dönem Osmanlı tarihçileri Aşıkpaşazade, Neşri, Kemal, Oruç ve anonim tarihler yeniçeri teşkilatının, 1.Murad tarafından 1361 yılında Edirne ‘nin fethini takiben kurulmuş olduğu konusunda hemfikirdirler. Yeniçerilerin kanun ve kaidelerini içeren Kavanin-i Yeniçeriyan da bu görüşü benimser.

Yeniçeri gülbengi (duası)

baş üryan, göğüs kalkan, dide al kan, sine püryan bu meydanda nice başlar kesilir hiç olmaz soran kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan (adüvvden korkmadık korkmayız hiçbir zaman Kuran’da zafer vadediyor Hazret-i Yezdan uğrun açık olsun ey serdar-ı mücahid Hüda kılıncını keskin etsin ömrünü gün gibi medid fahr-i alemi hoşnud ettin hak gazay-ı ekberini etsin mübarek ve said) kulluğumuz, padişaha ayan sayılmayız parmakla tükenmeyiz kırmakla üçler, beşler, yediler, kırklar nur-u nebi, kerem-i ali, keramatı veli gülbang-i Muhammedi pirimiz, hünkarımız, üstadımız kutb-ul arifin Hacı Bektaş-ı Veli dem-ü devranına hû diyelim hû…

Yeniçeri Ocağı Defterine adını birinci taburun 1 numaralı neferi olarak  yazdıran Osmanlı Padişahı kimdir? haberi

Ocağa alım

İlk yeniçeriler savaş esirlerinden ve kölelerden oluşmuştur. Sonradan Balkan bölgelerinden Hristiyan çocuklarının devşirme sistemiyle ocağa alınmışlardır. Genellikle Yunan ve Arnavut çocuklar tercih edilmiştir. Sınırlar genişledikçe Bulgar, Sırp, Hırvat ve Ermeni çocuklar ocağa alınmıştır. Sonradan nadir de olsa Rus, Ukraynalı, Romanyalı ve Gürcü çocuklar da ocağa alınmıştır. Çocuklar öncelikle Türkçe öğrenmesi, İslam ve Osmanlı kültürünü benimsenmesi için Türk ailelerine gönderilmiştir. Ardından Acemi Ocağı’na girip burada 8-10 yıl arasında bir eğitim gördükten sonra yeniçeri olurlardı. Yeniçeriler Acemi Ocağı’nda eğitim gördükten sonra hangi alanda daha iyilerse o alana yönlendirilmişlerdir (okçuluk, tüfekçilik, lağımcılık, topçuluk vb.).

Çocuklar yeteri kadar güçlü olduklarını kanıtladığında 25 yaşında yeniçeri statüsüne erişirdi.

Yeniçeri ocağına devşirme sistemi dışında alımlar 3.Murad zamanında başlamıştır (1574–1595). Bu zamandan sonra ocağa gönüllüler de alınmıştır. Sonradan 4.Mehmed, devşirme sistemini kaldırmıştır. Bundan sonra Türk ve Müslüman aileler çocuklarını iyi bir kariyer umuduyla yeniçeri ocağına göndermiştir.

YENİÇERİ (@M_Alioglu_Hasan) / Twitter

Kullanılan Ekipmanlar

Yeniçeriler mükemmel okçulardı. Ama 1440’tan itibaren tüfeklerin icat edilmesiyle tüfek kullanmaya da başladılar. 1.Viyana Kuşatması’nda mühendisleri, lağımcıları Avrupa’da ün salmalarına yol açmıştır. Yakın dövüşte balta, kılıç ve yatağan kullandılar. Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı. Yatağan kılıcı ocağın simgesi sayılacak kadar önemliydi. Sarayı koruyan yeniçeriler (Baltacılar) uzun saplı balta kullanırdı.

16. yüzyıldan itibaren yeniçeriler arasında tüfek kullanımı iyice yaygınlaşmıştı. Yeniçeriler tüfekleri, el bombalarını ve el toplarını kullanan ilk askeri birliklerdir. Tabanca yeniçeriler arasında pek popüler değildi ama Girit Kuşatması’ndan itibaren tabanca kullanımı da sıklaşmıştır.

Sık Sık Kazan Kaldırmasıyla Bildiğimiz Yeniçeri Ocağının Siyasi Çekişmeyle  Dolu Tarihi - Ekşi Şeyler

Ocağın dağılması ve isyanlar

Avrupa’da tüfeklerin yoğun olarak kullanıldığı bir savaş biçimi ortaya çıkmıştı. Avrupa devletleri ile yapılan savaşlarda Avrupa ordularında tüfekli askerlere karşılık olarak, Osmanlı ordusunda sadece yeniçeriler vardı. Bu durumu dengelemek isteyen devlet, çareyi yeniçeri ocağının sayısını arttırmakta bulmuştur. Bu da ocağın bozulmasının baş sebeplerindendir. Önceden sadece kabiliyetli ve güçlü oğlanlar ocağa alınırken daha sonra bu kriterler gözardı edilmiş, ocağa gönüllüler bile alınmıştır. Bu yeni alımlarda acemi oğlan eğitimi arka plana atılmış, ocağa girenler 1-2 sene sonra yeniçeri olmuştur.

Yasak olmasına rağmen evlenmeye başlayan yeniçeriler, bunun karşısında bir yaptırım göremeyince askerlikten uzaklaşıp diğer işlere yönelmiştir. Bunun baş sebebi tahta geçen ve devlet işleriyle uğraşmayan ya da silik padişahlardır. Ayrıca bir süre sonra evlenmeleri de serbest olan yeniçeriler, ailelerinin geçimini üç aylık ulufe ile sağlayamadığı için, ticaretle uğraşmıştır. Yeniçerilerin arasında sadece ticaretle uğraşanlar yoktu. Odunculuk, kayıkçılık, zanaatkarlık ve çiftçilik yapan yeniçeriler de vardı.

İlk isyanlarını 1449’da, daha fazla maaş isteyip çıkarmışlardır. Amaçlarına ulaşmışlardır. Fatih’ten itibaren her padişah tahta çıktıktan sonra maaşlarını bir nebze dahi olsa artırmak zorunda kalmıştır. Osmanlı doğal sınırlarına ulaştıktan sonra ülkeye sıcak para girmemiş, yeniçerilere verilen paranın değeri düşmüştü. Yeniçeriler bu yüzden de isyan çıkarmıştır. 1622’de, devletin stabilitesi açısından büyük bir tehlike haline gelmişlerdir. Disiplinsiz ve açgözlü halleri, kendi başlarına kanun koymaları ve Avrupa ordularına karşı savaş alanında başarısızlıkları ocağının bozulduğunun en büyük kanıtlarıdır.

Osmanlı'da Yeniçeri Ocağı Neden Kaldırıldı, Sonuçları Neler?

Ocağın kaldırılması (Vaka-i Hayriye)

 16. Yüzyıldan sonra Padişaha veya Hanım sultana yakın bazı yetenekleri kısıtlı kimselerin ocağa alınmasından sonra bozulmaya yüz tutmuştu. Çünkü, eğitimsiz ve başıboş kimselerin ocağa girmeleriyle bu askerî teşkilat, doğrudan siyasete katılan, devlet adamlarını tayin veya azlettiren, padişahları tahttan indiren veya tahta çıkaran bir kuvvet halini almıştı. Diğer taraftan Yeniçerilerin kendileri gibi kökenleri Ahi’likten gelen, çoğunluğunu Bektaşilerin oluşturduğu esnaf ocaklarıyla iç içe olması ve Sultanın aldığı bazı ekonomik ve siyasi tedbirlere Esnaf Loncalarıyla birlikte karşı durması, Sultanın ve Ulemanın tepkisini çeker olmuştu. 16.Yüzyılın sonlarından itibaren Padişahın sefere çıkmaması neticesinde ganimet geliri azalan Yeniçeriler, sakat ve yaşlı yoldaşlarına bakmak ve kendi hayatları ile savaşa gidenlerin ailelerinin geçimini ikame etmek için gelir elde etme çabasına girmişlerdir. Neticesinde; askerlikle ilgisi olmayan ticaret, kahvehane işletmeciliği, hamam işletmeciliği, kayıkçılık, depoculuk, odun ve yakacak işleri gibi sektörlere el atmışlardır. Yeniçerilerin; özellikle İstanbul’da bulunan Yeniçeri Ortaları mensuplarının ticaret hayatına atılması; Yeniçeri Ocağının bozulması gibi lanse edilse de; gerçek bundan farklıdır. Avrupalı imparatorlukların deniz ticareti ile birlikte sömürgeciliğe yönelmesi, ve savaşların uzayıp gitmesi, devletin mali sistemini bozmuştu. Anadolu ve Rumeli eyaletlerinde Ayan sınıfının ortaya çıkması ile, savaştan geri dönen veya savaşa katılmayan yerel beylerin sayısı artmış, Padişahın savaşa katılmaması neticesinde kendisine bağlı Kapıkulu Ocağının’nın da savaşa katılmayışı, savaş esnasında Osmanlı Ordusunun vurucu gücünü azaltmıştır. Yeniçeriler çeşitli nedenlerden dolayı; 17. ve 18. Yüzyıllarda  sık sık ayaklanmışlardır.

Yeniçeri Ağası

Yeniçeri Ocağı, Vaka-i Hayriye diye isimlendirilecek olan bir karar ve hareketle, 15 Haziran 1826’da Sultan 2.Mahmud tarafından ortadan kaldırıldı. Ocağın kaldırılması olayı 2.Mahmud’un tüm esnaf teşkilatını ve ordudaki çoğu birimi bu konuda ikna etmesiyle başlamıştır. Şeyhülislama bu konu hakkında fetva çıkarılmasıyla devam etmiştir. Bir günün sabahında 2.Mahmud yeniçerileri son kez uyarmış ve bu uyarıya saygı göstermeyen yeniçeriler itiraz etmişlerdir. Bunun üzerine 2.Mahmud topçulara ateş emri vererek yeniçeri ocağını büyük bir top ateşine maruz bırakmış ve hiçbir yeniçerinin kurtulmasına imkân vermemeye çalışmıştır. Kaçabilen yeniçeriler ise yakalandıkları yerde öldürülmüştür. Bu olaydan sonra, onların yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediyye (Muhammed’in Zafer Kazanmış orduları) adlı ordu kurulmuştur.

Karakullukçu En Kıdemsiz Yeniçeri Eri
Usta Küçük Rütbeli Yeniçeri Subayı

Baş Çavuş, Yeniçeri Ağasından Sonra Gelen Üçüncü Amir;
Kul Kahyası, Yeniçeri Ağasından Sonra Gelen İkinci Amir;
Kapıcı Başı, Saray Kapıcılarının Subayı;
Orta Çavuşu, Baş Çavuşun Yardımcısı.

Çuhadar, Yeniçeri Ocağının Hükümet Nezdindeki Mümessili;
Divan Çavuşu, Hükümet Toplantılarında İntizamı Temine Memur;
Yasakçı, Elçilikleri Muhafazaya Memur Yeniçeri


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.